
İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 25 | MİMARİ DEĞER/DİNİ YAPI
İzmir’in en eski ve en büyük camisi: Hisar Camii
Aydınoğlu Yakup Bey tarafından 1597’de yaptırılan, İzmir'in en eski ve en büyük camisi olma özelliğini elinde bulunduran Hisar Camisi, Kemeraltı’nın mimarisiyle ilgi çeken yapılarından.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 44 | İNANÇ TURİZMİNDE ÖNEMLİ BİR DURAK
Saint Polikarp (Polycarpe) Kilisesi
69-155 yılları arasında yaşamış, Aziz Yuhanna’nın ilk öğrencilerinden olan ve sonradan Aziz ilan edilmiş olan İzmir Piskoposu St. Polikarp’a ithaf edilmiş olan Saint Polikarp (Polycarpe) Kilisesi, İzmir’in en önemli yapılarından biri. Romalı yöneticilerin inancından vazgeçmediği için Kadifekale eteklerindeki Roma Stadyumu’nda yakarak öldürdüğü St. Polikarp’ın adı verilen kilise, bugün Fransız sanatçı Raymond C. Pere imzalı freskleri ile dikkat çekiyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 43 | KEYİF
Tarihi Asansör
1907’de Musevi işadamı "Nesim Levi (Bayraklıoğlu)" tarafından, Mithatpaşa Caddesi ile Halilrıfatpaşa Caddesi arasında hızlı ve kolay ulaşım sağlamak amacıyla yaptırılan Asansör, günümüzde eğlence, kültür ve dinlenme mekanı olarak kullanılıyor. Dario Moreno Sokağı’ndan ulaşılan Asansör’den İzmir’i kuşbakışı izlemek mümkün.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 31 | ANA TANRIÇA KENTİ
Mermer işçiliğinin en güzel örnekleri burada: Metropolis
Torbalı Ovası’nın batısında bir tepe üzerinde bulunan ve kuruluşu M.Ö. 3’üncü Yüzyıl’a tarihlenen Metropolis Antik Kenti, Ana Tanrıça kenti olarak biliniyor. Helenistik dönemin sanat açısından önemli bir merkezi olduğu bilinen Metropolis’te son derece kaliteli ve özgün heykeltıraşlık eserleri bulunuyor. Özellikle tamamı mermerden yapılmış olan tiyatro, Helenistik dönemin mermer işçiliğinin en güzel örneklerinden.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 13 | ANTİK KENT
Truva-Yortan ve Hitit uygarlıklarına ait buluntular: Tepekule (Eski İzmir)
Smyrna'nın (İzmir) ilk kurulduğu bölgedir. İzmir Körfezi'nin kuzeydoğusunda yer alır. Kral Tantolos'un mezar kalıntılarının da bulunduğu Tepekule'de kazı çalışmaları hala devam ediyor. İÖ. 7.yy'a ait megaron tipi evler ile Tantalos'un mezarı önemli arkeolojik kalıntılar arasında.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 24 | 200 YILLIK HAN
Alışveriş, yeme-içme: Abacıoğlu Hanı
200 senelik bir geçmişe sahip olduğu bilinen Abacıoğlu Hanı, bugün içindeki restoran, hediyelik eşya dükkânı, derici ve kafeleriyle önemli bir cazibe merkezi. Kemeraltı sokaklarında tarihi bir durak olan Abacıoğlu Hanı, Kemeraltı’nda Başdurak Camii’nden Arastaya giden Anafartalar Caddesi’nin sağ tarafında bulunuyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 47 | EGE MUTFAĞI
Esnaf Lokantalarında Yerel Lezzetler
Kemeraltı Çarşısı’nda İzmir ve Ege mutfağının en iyi örneklerini sunan esnaf lokantaları vardır. Şevketi bostan, arapsaçı ya da enginar gibi Ege’ye özgü zeytinyağlılar, Türk ve Osmanlı mutfağının vazgeçilmezi et yemekleri için birkaç adres verilebilir: Tarihi Kısmet Lokantası, Tarihi Güven Lokantası ve Billur Lokantası.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 36 | CANLI YAŞAM
Hayvanların özgür dünyası: İzmir Doğal Yaşam Parkı
Çiğli Sasalı’daki 425 dönümlük alana kurulu olan Türkiye’nin ilk Doğal Yaşam Parkı, hayvanların doğal ortamlarındakine benzer hazırlanan barınaklarda özgürce yaşadığı, binlerce ağaç ve bitki çeşitliliği ile kentin ve kentlinin nefes aldığı bir cazibe merkezi.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 81 | RUM KİLİSESİ
1992 Yangınından etkilenmeyen tek Rum kilisesi: Aziz Vukolos
Basmane’de bulunan ve 19’uncu Yüzyıl’da Rum Ortodoksları tarafından yaptırılan Aziz Vukolos Kilisesi, 1922 yılında yaşanan Büyük İzmir Yangınından etkilenmeyen tek Rum kilisesi. Günümüzde Kültür Merkezi olarak kullanılan tarihi kilise içinde bulunan müştemilatlardan biri Basın Müzesi, diğeri de İzmirli ünlü modacılar Hanife Çetiner ve Esin Yılmaz’ın koleksiyonlarının sergilendiği anı evi olarak kullanılıyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 3 | TİCARET YOLU
Kemeraltı Çarşısı’nda gezmek
Yay biçiminde kurulmuş olan tarihi çarşı, 7000 yıllık ticari yapısını kesintisiz olarak korumuştur. Çarşı, 14 bini aşkın işyeriyle birlikte, İzmir’in kültürel ve tarihi mirasının çoğunu içerisinde barındırmaktadır.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 28 | SAKİN ŞEHİR SEFERİHİSAR
Huzurlu bir tatil: Sığacık
2009’da Türkiye’deki ilk Cittaslow olan Seferihisar’ın ufak sahil mahallesi olan ve zamanında Evliya Çelebi’nin de yolunun düştüğü Sığacık, aslında şarap tanrısı Dionysos’un kurduğu Teos antik kentinin günümüzdeki devamı. 12 İon şehrinden biri olan Teos, denizler tanrısı Poseidon’un Ege’de gazabını estirdiği zamanlarda gemicilerin en güvendiği sığınakları olmuş. Bugün ise kalesi, plajları ve mis gibi havası ile önemli bir turizm aksı.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 12 | TURİSTİK KÖY
Otantik köy mutfakları ve şarap evleri: Şirince
Selçuk'un kuzeyinde dağlar arasındaki vadide kurulu olan ve tarihi 150 yıl öncesine kadar uzanan Şirince Köyü’nde eski tarihi evlerden çoğu hala ayakta. Eski evlerin restore edilerek pansiyona dönüştürüldüğü Şirince, otantik köy mutfakları, şarap evleri, lokantaları ve doğası ile ilgi çekiyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 8 | MEDENİYETLER ZENGİNİ BİR MÜZE
Farklı uygarlıkların izi tek bir yerde: Efes Müzesi
Efes ve yakın çevresinde bulunan Miken, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait önemli eserlerin yanı sıra kültürel faaliyetleriyle de Türkiye'nin en önemli müzelerinden biri.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 19 | MUSEVİ KÜLTÜRÜ
Sinagog zengini: Havra Sokağı
Birbirine çok yakın dokuz sinagogun bulunduğu Havra Sokağı, İzmir’de Musevi kültürünün izlerinin sürülebileceği önemli bölgelerden biri. 15’inci Yüzyıl’dan beri "Yahudi Mahallesi" olarak bilinen bu yer, Yahudilerin İspanya ve Portekiz'den sürüldükten sonra Osmanlılar tarafından kabul edilip geldikleri İzmir'deki ilk yerleşim alanı.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 2 | KÜLTÜREL ZENGİNLİK
Dünyanın kent merkezindeki en büyük agorasının İzmir’de olması
İzmir Agorası, bugüne dek ortaya çıkarılan dünyanın en büyük Devlet Agorasıdır. Helenistik dönemde kurulmuş olan agorada, günümüze gelebilmiş kalıntıların çoğu M.S. 178 depreminden sonra, İmparator Marcus Aurelius’un destekleriyle yeniden inşa edilen Roma Dönemi agorasına aittir.